anasayfa

 sohbet

 astroloji

 hazır mesajlar

 illerimiz

 online işlemler

 canlı tv izle

 trafik kameraları

 isim anlamları

  hızlı menü
 ana sayfa Anasayfa yap
 favori ekle Favorilere ekle
 bize ulaşın Bize Ulaşın
 reklam Reklam
 online işlemler
 vergi bilgileri vergi bilgileri
 kpss sonuçları
kpss sonuçları
 bağkur işlemleri
bağkur işlemleri
 emekli sandığı işlemleri
emekli sandığı işlemleri
 ssk hizmet dökümü
ssk hizmet dökümü
 tc kimlik no
tc kimlik no
 vergi kimlik no
vergi kimlik no
 telefon rehberi
telefon rehberi
 ehliyet sınav sonuçları
ehliyet sınav sonucları
 yemek tarifleri araç sorgulama
 öss rehberi
öss sınav sonuçları
 gazeteler seçmen sorgulama
 gazeteler milli piyango sonuçları
 gazeteler
hava durumu
 gazeteler milli piyango sorgulama
 gazeteler
Bilinmeyen No
 gazeteler
On Numara Sonuçları
 gazeteler
Şans Topu Sonuçları
 gazeteler
Sayısal Loto Sonuçları

illerimiz

Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya
Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın
Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik
Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa
Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır
Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum
Eskişehir Gaziantep Gebze Giresun Gümüşhane
Hakkari Hatay İçel Iğdır Isparta
İstanbul İzmir Kahramanmaraş Karabük Karaman
Kars Kastamonu Kayseri Kilis Kırıkkale
Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya
Malatya Manisa Mardin Muğla Muş
Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize
Sakarya Samsun Şanlıurfa Siirt Sinop
Şırnak Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon
Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat
Zonguldak

  Eskişehir Bölgesi Tarihi ve Turistik Bilgileri

Üzerinde asırlarca kanlı ve çok önemli savaşların cereyan ettiği Eskişehir’in bilinen târihi Hititlere dayanır. Hititler zamânında bu bölgeye “Masa” denirdi. Hititlerden sonra Frigyalalılar bölgeye hâkim oldular. Başkentleri Gordion (Polatlı civârı) bu bölgeye yakın olduğundan, krallığın önemli bir bölgesiydi. Eskişehir’in eski ismi “Dorylaion” olup, Frigyalılar zamânında Eretrialı Doryleos tarafından kurulmuştur. Frigyalılardan sonra Lidyalılar bölgeye hâkim olmuşlardır. M.Ö. 6. asırda Persler, Lidya Devletini yıkarak topraklarını istilâ etiler. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender Persleri yenerek Anadolu’yu işgâl etti. Makedonya İmparatorluğu İskender’in ölümü üzerine komutanları arasında taksim edildi. Porsuk Çayının kuzeyinde Bitinya ve güneyinde Galatya krallıkları kuruldu. M.Ö. 1. asırda Roma İmparatorluğu bu bölgeyi ilhak etti.

M.S. 395 Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, bütün Anadolu gibi bu bölge de Doğu Roma (Bizans) payına düştü. Bizans imparatorlarından bâzıları Eskişehir’de oturdular. Bizans’ın kuvvetli bir askerî üssü hâline geldi. Sâsânîler, İstanbul ve Üsküdar önlerine giderken buradan geçtiler. 708 senesinde Emevî kumandanı Abbâs İbnü’l-Velid Eskişehir’i fethetti. Abbâsîler devrinde ise Hasan ibni Kahtaba 778’de Eskişehir önlerine kadar geldi. Araplar Dorylaion’a “Durûlîye” dediler.

1071 Malazgirt Zaferinden az sonra Anadolu Fâtihi ve Anadolu’da Türkiye devletinin kurucusu Selçuklu Kutalmışoğlu Birinci Süleymân Şah’ın başkumandanlığı altındaki Türk orduları Eskişehir’i fethettiler. Birinci Haçlı Seferinin en büyük ve en kanlı meydan muhârebesi Eskişehir ovasındaki Porsuk civârında cereyân etmiştir. “Dorylaion” (Eskişehir) (Porsuk) Meydan Muhârebesi olarak târihe geçen bu savaşta, Kılıç Arslan emrindeki Türk ordusu, Haçlı ordusunu hezîmete uğrattı. Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhûriyetinin varoluşunun kökleri Alparslan’ın Malazgirt ve Kılıç Arslan’ın, Sultan Mes’ûd’un Eskişehir zaferlerine dayanır.

1175’te Bizans İmparatoru Manuel Kommenos Eskişehir’i işgâl etti. Ertesi sene Birinci Mes’ûd’un oğlu İkinci Kılıç Arslan, Bizans imparatorunu Miryakefalon (Karamukbeli) Meydan Muhârebesinde yenerek Eskişehir’i geri aldı. On üçüncü asır başlarında Eskişehir Bizans sınırında bir “uç” olarak bulunuyordu. Ertuğrul Gâzi ve oğlu Osman Gâzi uç beyi idiler. 1289’da Eskişehir-Bilecik- Kütahya vilâyetlerinin kesiştiği bölge, Osmanoğullarının elindeydi. Orhan Gâzi, Eskişehir’in bütün topraklarını Osmanlı Devletine kattı. Osmanlılar, şehrin kendisine Eskişehir derken, civârındaki topraklara “Sultanönü” dediler.

Sultanönü; merkezi Kütahya’da olan (1451’den önce Ankara) Anadolu Beylerbeyliği eyâletinin 14 sancağından biriydi. On dokuzuncu asır başlarında geriledi ve kasaba hâline geldi. Yirminci asır başlarında ise Hüdâvendigâr (Bursa) eyâletinin Kütahya sancağına bağlı 5 kazâdan birinin merkeziydi. On dokuzuncu asrın sonlarında Eskişehir’den demiryolu geçince, yeniden gelişmeye başladı. 1894’te Eskişehir’de 17 câmi, 3 medrese, 4 tekke, 25 han, 700 dükkan ve 2 kervansaray vardı. Rum, Ermeni gibi gayri müslim halk sayısı sâdece 2000 idi. 20 Temmuz 1921 ile 2 Eylül 1922 arasında 1 sene 1 ay 13 gün Yunan işgâlinde kaldı. Yunanlılar Eskişehir’den kaçarken en az yarısını yıktılar, yaktılar ve harâbe hâlinde terk ettiler. Cumhûriyet devrinde sancaklara (mutasarrıflıklara) “vilâyet-il” denilince, Eskişehir il olmuştur. Cumhûriyet devrinde en hızlı gelişen şehir Eskişehir’dir denilebilir. Demiryolu ve karayolu kavşağı olması, sanâyi tesisleri, uçak ve demiryolu fabrikası ve Anadolu’nun en büyük askerî hava meydanına sâhib olması, Eskişehir’in gelişmesinde mühim rol oynamıştır.

©2007  HayalMekan.Com - İletişim      /      yahoo - google - msn

domain