anasayfa

 sohbet

 astroloji

 hazır mesajlar

 illerimiz

 online işlemler

 canlı tv izle

 trafik kameraları

 isim anlamları

  hızlı menü
 ana sayfa Anasayfa yap
 favori ekle Favorilere ekle
 bize ulaşın Bize Ulaşın
 reklam Reklam
 online işlemler
 vergi bilgileri vergi bilgileri
 kpss sonuçları
kpss sonuçları
 bağkur işlemleri
bağkur işlemleri
 emekli sandığı işlemleri
emekli sandığı işlemleri
 ssk hizmet dökümü
ssk hizmet dökümü
 tc kimlik no
tc kimlik no
 vergi kimlik no
vergi kimlik no
 telefon rehberi
telefon rehberi
 ehliyet sınav sonuçları
ehliyet sınav sonucları
 yemek tarifleri araç sorgulama
 öss rehberi
öss sınav sonuçları
 gazeteler seçmen sorgulama
 gazeteler milli piyango sonuçları
 gazeteler
hava durumu
 gazeteler milli piyango sorgulama
 gazeteler
Bilinmeyen No
 gazeteler
On Numara Sonuçları
 gazeteler
Şans Topu Sonuçları
 gazeteler
Sayısal Loto Sonuçları

isim anlamları

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

  Z Harfi İsim Anlamları

ZABİT: (Ar.) Er. 1. Askere kumanda eden rütbeli asker. 2. Ticaret gemilerinden, geminin hareketini yöneten idareci. 3. İdare etme gücü olan. (Mecaz): Tuttuğunu koparan, dediğini yaptıran kimse.

ZADE: (Fars.) Er. 1. Evlat, oğul. 2. Dürüst, doğru adam.

ZAFER: (Ar.) l. Amaca ulaşma, basan. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZÂFİR: (Ar.) Er. - Zafer kazanan, üstün gelen.

ZAĞNOS: (Tür.) Er. - Bir tür doğan ' kuşu.

ZÂHİD: (Ar.) Er. - Zühd sahibi, şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan, Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki.

ZAHİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahid).

ZAHİR: (Ar.) Er. - Parlak, parlak yıldız. Allah'ın isimlerindendir. Kur'an-ı Kerim'de Hadid suresi 3. ayette geçer.

ZAHİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahir).

ZAİD: (Ar.) Er. - Artan, artıran. -Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.

ZAİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaid).

ZAİK: (Ar.) Er. - Tad alan, tadıcı, tadan.

ZAİKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaik).

ZAİM: (Ar.) Er. 1. Kefil. 2. Prenses, şef.

ZAİME: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaim).

ZAKİR: (Ar.) Er. - Zikreden, ,anan. Allah'ı gerektiği gibi teşbih ve tehmid eden. Kur'an'ı öğüt verici, gerçek bir zikir olarak gören.

ZAKİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zakir).

ZAMBAK: (Ar.) Ka. - Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi.

ZAMİR: (Ar.) Er. 1. İç, yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. 4. Adın yerini tutan sözcük.

ZAMİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zamir).

ZARAFET: (Ar.) Ka. - İncelik, güzellik, zariflik.

ZARİF: (Ar.) Er. 1. Nazik ve hoş konuşan, ince ve hoş tavırlı olan kimse, kibar. 2. İnceliği, latifliği ile hoşa giden.

ZARİFE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zarif).

ZATİ: (Ar.) Er. 1. Kendiyle ilgili, kendine ait, özel. 2. Özle ilgili.

ZATİNUR: (Ar.) Ka. - Aydınlık, nurlu kişi.

ZATİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zati).

ZAYİÇE: (Fars.) Ka. - Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel.

ZEBERCET: (Ar.) Ka. - Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı.

ZEBİH: (Ar.) Er. 1. Kesilmiş veya kesilecek kurban. 2. Hz. İsmail ile Hz. Muhammed'in babası Hz. Abdullah'ın lakabı.

ZEHEB: (Ar.) Er. - Altın. (bkz. Zer).

ZEHRA: (Ar.) Ka. - Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı.

ZEHRE: (Ar.) Ka. - Çiçek. (bkz. Şükufe).

ZEHREVAN: (Ar.). - Kur'an'daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEKAİ: (Ar.) Er. - Zekayla ilgili, zekaya ait.

ZEKAVET: (Ar.) Ka. - Zeka, zeki-lik.

ZEKERİYA: (Tür.) Er. - Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.

ZEKİ: (Ar.) Er. 1. Zekalı çabuk anlayan ve kavrayan. 2. Zeka belirten.

ZEKİRE: (Ar.) Ka. - Belleği güçlü olan, unutmayan.

ZEKİYE: (Ar.) Ka. - Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi.

ZELİHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Züleyha).

ZEMHERİR: (Ar.) - Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar, kara kış. (22. Aralık'tan 31 Ocak'a kadar). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEMİN: (Fars.) Er. 1. Yer, yeryüzü. 2. Temel, dayanak. Konu, tema.

ZEMİNE: (Fars.) Ka. - (bkz. Zemin).

ZEMZEM: (Ar.) - Ka'be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan suyu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZENAN: (Fars.) Ka. 1. Kadınlar. 2. (bkz. Nisa).

ZENNİŞAN: (f.a.i.) Ka. - Ünlü, tanınmış kadın.

ZENNUR: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinnur).

ZERR: (Ar.) Er. - Karınca yumurtası. Ebu Zerr: Ashab-ı Kiram'da zühd ve takvaca meşhur bir zat.

ZERAK: (Ar.) - Mavi, gök renkli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZERARE: (Fars.) - Saçıntı, saçılan şey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEREFŞAN: (Fars.) Ka. 1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü.

ZEREN: (Tür.) - Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZERGUN: (Fars.) Ka. - Altın renkli, altın gibi san olan.

ZERGÜL: (Fars.) Ka. - Altın gibi.

ZERİA: (Ar.) Ka. - Vesile, bahane, fırsat.

ZERİN: (Fars.) - Altından olan, altın gibi parlak olan, san olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZERİŞTE: (Fars.) 1. Altın tel, sırma. 2. San. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZERKA: (Ar.). 1. Gök gözlü. 2. Gök mavisi. 3. Mavi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZERNİGAR: (Fars.) Ka. - Altınla işlenmiş, yaldızlı.

ZERNİŞAN: (Fars.) Ka. - Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs.

ZERRİN: (Fars.) Ka. 1. Altından mamul. 2. Altın renginde sarı. 3. Parlak. 4. Güzel kokulu bir cins çiçek. 5. Fulya.

ZERTAR: (Fars.) Ka. 1. Altın tel, sırma. 2.Güneş ışını.

ZERVER: (Fars.) - Altın yaldızlı olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEVAHİR: (Ar.) 1. Parlak yıldızlar. 2. (bkz. Zahir). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEVAL: (Ar.) Er. 1.Yerinden ayrılıp, gitme. 2. Zail olma, sona erme. 3. Güneşin başucunda bulunma zamanı.

ZEVKAN: (Ar.) 1. Zevk bakımından, zevkçe. 2. Zevk yoluyla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEVRA: (Ar.) 1. Dicle nehri. 2. Bağdat şehri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEVRAK: (Ar.). 1. Kayık, sandal. 2. Mekke'de yapılan zemzem şişesi. 3. Çiçek testisi, kadehi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZEVVAK: (Ar.) Er. 1. Bir şeyi çok fazla tadan. 2. Bir şeyi çok fazla deneyen. 3. Bir şeyin çok fazla farkına varan.

ZEYCAN: (Fars.) Er. - Candan, cana yakın.

ZEYNEB: (Ar.) Ka. - Değerli taşlar, mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarından.

ZEYNEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin zineti, süsü.

ZEYNEL: (Tür.) Er. - Zeynelabidin adından kısalmış ad.

ZEYNELABİDİN: (Ar.) Er. İbadet edenlerin süsü.

ZEYNİ: (Ar.) Er. - Süsle, bezekle ilgili.

ZEYNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zeyni).

ZEYNO: (Tür.) Ka. - Zeynep adının bozulmuş hali.

ZEYNULLAH: (Ar.) Er. - Allah'ın süsü.

ZEYNUR: (Ar.) Er. - (bkz. Zinnur).

ZEYREK: (Tür.) Er. 1. İlgi çekici. 2. Eli uz, usta. 3. Akıllı, zeki.

ZEYYAL: (Ar.) Ka. - Uzun etekli.

ZEYYAN: (Ar.) Ka. - Süsler, pırıltılar.

ZEYYAT: (Ar.) Er. - Zeytinyağı, zeytinyağı yapan kimse.

ZİBA: (Fars.) Ka. 1. Süslü, güzel. 2. Yakışıklı.

ZİCAN: (Fars.) Ka. 1. Canlı, canayakın, candan.

ZİBARU: (Fars.) Ka. - Güzel yüzlü, dilber.

ZİHNİ: (Ar.) Er. - Zihinle, akılla ilgili.

ZİHNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zihni).

ZİKRİ: (Ar.) Er. - Anma ile ilgili.

ZİKRA: (Ar.) 1. Anma, hatırlama. 2. İbret, örnek. 3. Öğüt. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZİNET: (Ar.) Ka. - Süs, bezek.

ZİNDE: (Fars.) 1. Diri, yaşayan, canlı. 2. Dinç, sağlam, güçlü kuvvetli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZİNNUR: (Ar.) Er. - Nurlu, ışıklı, aydınlık.

ZİNNURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zinnur).

ZİNNUREYN: (Ar.) Er. - İki nur sahibi. Hz. Osman'a Hz. Muhammed (s.a.s)'in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.

ZİRVE: (Ar.) - Doruk, bir şeyin en yüksek noktası, tepesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZİŞAN: (Ar.) 1. Şanlı, sereni. 2. Canlı. 3. Bir tür lale. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZİVEKAR: (Ar.) Er. - Vekarlı. Vakar dolu. Vakar sahibi.

ZİVER: (Fars.) - Süs, bezek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZİVERBEY: (Tür.) Er. - (bkz. Ziver).

ZİYA: (Ar.) Er. - Aydınlık, parlaklık, nur, ışık.

ZİYAD: (Tür.) Er. - Fazlalık, çokluk. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. Ziyat.

ZİYAEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin ışığı, aydınlığı.

ZİYNET: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinet).

ZİYNETİ: (Ar.) Ka. - Süsle, bezekle ilgili

ZOBU: (Tür.) Er. 1. İri yarı, kadın, kaba. 2. Delikanlı. 3. Zor, sıkıntılı. 4. Eski vezir konaklarındaki hizmetlilere verilen ad.

ZORAL: (Tür.) Er. - Zor al.

ZORLU: (Tür.) Er. 1. Güzel, çok güzel, iyi. 2. Yakışıklı. 3. Güçlü, dayanıklı.4. Sert, keskin. 5. Yürekli, cesur. 6. Girgin, girişken.

ZUHAL: (Ar.) Ka. - Güneşe uzaklık bakımından altıncı durumda olan gezegen, satürn.

ZUHUR: (Ar.) Görünme, meydana çıkma, baş gösterme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ZUHURİ: (Ar.) Er. - Orta oyununda komik rolünü yapan kimse.

ZÜBEYDE: (Ar.) Ka. - Öz, asıl, cevher.

ZÜBEYR: (Ar.) Er. - Yazılı, küçük şey.

ZÜBEYİR: (Ar.) Er. - (bkz. Zübeyr).

ZÜHDİYE: (Ar.) Ka. - Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.

ZÜHDİ: (Ar.) Er. - (bkz. Zühdiye).

ZÜHEYR: (Ar.) Er. 1.Küçük çiçek, çiçekcik. 2. Banet Suad kasidesinin sahibi olan Ka'b'ın kendisi gibi şair olan babası.

ZÜHRE: (Ar.) Ka. - Çoban yıldızı, venüs.

ZÜLAL: (Ar.) Ka. 1. Hafif, saf ve tatlı su.

ZÜLEYHA: (Ar.) Ka. - Hz. Yusuf un hanımı, güzelliğiyle ünlenmiştir.

ZÜLFİ: (Ar.) Er. 1. (bkz. Zülfıkar). 2. Kılıcın kabzasına iliştirilen süs.

ZÜLFİBAR: (Fars.) Ka. - Dağılmış, saçılmış saç.

ZÜLFiKÂR: (Ar.) Er. 1. Hz. Peygamberin Hz. Ali'ye hediye ettiği çatal ağızlı kılıç. 2. İki parçalı.

ZÜLFİYAR: (Fars.) Ka. - Sevgilinin zülüflü saçı.

ZÜLFİZAR: (Fars.) Ka. - Ağlayan, inleyen saç.

ZÜLKARNEYN:  (Ar.) Er.   1. İki boynuzlu anlamında. 2. Kur'an-ı Kerim'de adı geçen şahıs. 3. Büyük İskender.

ZÜMER: (Ar.) Er. 1. Zümreler, gruplar. 2. Kur'an-ı Kerim'in 39. süresi.

ZÜMRA: (Ar.) Ka. 1. Güzel, iyi ahlaklı. 2. Cesur, yiğit, yürekli. 3. Zeki, bilgili kadın.

ZÜMRÜT: (Ar.) Ka. - Parlak yeşil renkli kıymetli taş.

ZÜRARE: (Ar.) Ka. - Saçıntı, saçılan şey.

©2007  HayalMekan.Com - İletişim      /      yahoo - google - msn

domain